ÇAYELİ
DERNEĞİNİN Tarihi Gelişim Sürecine Bir Bakış
Çayeli’nin İstanbul’daki
Çayevi olarak 1990 yılında Üsküdar’da dar bir sokakta hayata merhaba diyen,o
zamanlar dernek kurmaya cesaret edilmeyen bir süreçte sessiz
sedasız çalışmalarını sürdürürken büyüyen ve şimdilerde Üsküdar gibi bir büyük
ilçede iki büyük merkez ve salona sahip olan ve bir Çayeli Dernekler
Federasyonunun temellerinin mihenk taşı olmayı başaran Çayeli Derneği gelinen bu
süreçte hem büyümüş hem faaliyet yönünden kendini büyütmüş,yaptığı binlerce
organizasyonun sonucunda gerek Çayelilerin,gerekse Çayelinin haricinde Bölgenin
ve Türkiye coğrafyasında farkli bir perspektifte yaptığı dernekçilik çalışmaları
ile de Dünyada sisini duyurma yolunda emin adımlar ile mevcudiyetini sürdürmeye
devam eden namı diyar Çayeli Dostlarının buluşma adresi olan Çayeli Derneği
geçtiğimiz hafta Fistikağacındaki merkezinde yapmış olduğu kongresi ile dernek
üyesi Çayelililer yeniden mevcut başkan Yılmaz Hüsrev’e göreve devam et vizesi
verdiler.
Kongreye Tepeden
Bir Bakış
Kongre gününe kadar derneğin başkanlık
süreci genç jenerasyonun
temsilcilerinden adaylık için ismi geçen gençlerin temsilcileri
olarak ortaya çıkan Tamer Gümüş´un
ise sadece kongre sürecinde yola çıkmasının önünün kesilmediği noktasının
dikkate alınması gerçeği ortada dururken, bizzatı Başkan Yılmaz Hüsrev’in
konuşmasına yansıyan açıklaması ile de su yüzüne çıkıyor ve kongrenin başından
itibaren oluşan durumun ardından Başkan Hüsrev konuşmasında şunları dile
getiriyordu “ İstanbul gibi, 14
milyonun yaşadığı dev bir metropolde bütün insanları toplamak, her türlü
faaliyette onları yan yana getirmek zordur! Elbette ki, mazeret üretmekte
idarecilerin başvurduğu yol olmamalıdır! Ama herkesin değerlendirmelerini
sağduyu ile yapmaları da gereklidir. Daha başarılı olmak, daha çok insana ulaşmak, etkin
faaliyetler yapmak, Çayeli’mizi, bölgemizi daha iyi tanıtmak, tabiidir ki,
derneklerin en önemli görevidir ama başarılar kolay elde edilmiyor…! Düşünceleri
icraata dönüştürmek sanıldığı gibi kolay değildir! Bütün bunlara rağmen, üç yıl
içerisinde önemli mesafeler kat ettik. Önemli başarılara imza attık ve Çayeli
Derneği, diğer Çayeli derneklerini önemli yerlere taşıdı. Öncelikle 10 derneği
yan yana getirerek Çayeli Dernekler Federasyonu’nu kurduk. Birlik olduk,
bütünleştik! Yıllarca ayrı yerlerde, bölük pörçük olan, izbe yerlerde faaliyet
yapan derneklerimizle aynı çatı altında toplanmanın onur ve mutluluğunu yaşadık.
Aynı çatı altında toplandık! Çayeli, Aşıklar, Şairler, Senoz, Kemer, Yeşiltepe,
Çom, Kesmetaş, Çepni ve Esendağ dernekleri ile yan yana geldik ve aynı ilçenin
çocukları olarak birlik ve beraberlik içinde birçok faaliyete imza attık.
Birliğin ve beraberliğin hazzını yaşadık. Birbirini tanıma, birbirimizle dost ve
arkadaş olma fırsatı bulduk. Sorunlarımızı hep beraber çözdük, güçlerimizi
birleştirdik. Organizasyonlarımızda binlerce insanı ortak bir platformda yan
yana getirdik. Ardı arkası kesilmeyen faaliyetlerimizle bölgemizin en etkin
sivil toplum kuruluşu haline geldik. Birliğin sesini, Çayeli’nin sesi haline
getirdik. İtiraf etmek gerekir ki, bütün etkinliklerin, dernek başkanlarından
oluşan federasyon tarafından yürütülmesi, dernekleri, federasyonun gölgesinde
bıraksa da, Çayeli dernekçilik anlamında altın yıllarını yaşadı ve bundan
sonrada bu güzellikleri yaşamaya devam edecektir.dedi.
Divan Başkanlığını Vakif Başkanı Ali
Fuat Albayrak Yaptı.
Kongreye büyük bir çoğunluk katılması
Yılmaz Hüsrev’in sözlerinin doğruluğu gerekçesini gösteriyordu. Daha sonra tek
liste ile kongreye geçildi.Çayeli Derneğinin 7.nci olağan Kongresi yapılarak
Ylmaz Hüsrev başkanlığında yeni ynetim belirlendi.
Kongrenin dilek
ve temenni bölümünde söz alan genç jenerasyonun temsilcisi olarak seçim
sürecinde adaylığı konuşulan Tamer Gümüş etrafında oluşan grubu temsilen İlknur
Çolak, söz alarak şunları söyledi ” Başkanın kongre
sürecine ilerlediği dönemde toplantılar ve zaman zaman konuşmaya çalıştığımız
anlarda aday olup olmadığı noktasında her hangi bir bilgi vermediği için, bizde
yüreğimizi ortaya koyarak yola çıktık,belki paramız yok ama bu görevi yapmaya
aday olmak için gönlümüz var.Ama dernekler içinde var olan dedikodular gerçekten
çok kötü bir şey,neden biz anlaşamıyoruz,Sosyoloğlar diyorki Karadenizde evler
çok dağınık insanlar bireysel olmaya alışmış grupça hareket edemiyor,buğün
burada insanların grupça hareket ettiğini gördüm,teşekkür ederim.Ama yürek
sadece grupça olmakta değil,yürek bir şeyleri ortaya koymakta,ben buğun bazı
insanlarda o yüreği göremedim.Çok üzgünüm ,ve yürekli olmalarını isterdim,bir
bayana karşı bağırdılar yukarda,bu beni çok üzdü.Gerçekten gergin bir ortam
olmasın diye adaylıktan çekildik” diye sözlerini
tamamlarken müdale edilmesi ile İlknur ÇOLAK sözlerini bitirmek zorunda
kaldı.
Bunun üzerine
tekrar kürsüye gelen Yılmaz Hüsrev ” Bu manzarayı
yaşamak istemezdim.Ama yaşadık,başından beri dinlediniz beni,başından beri
sabırla dinlediniz beni teşekkür ediyorum.Adım atacağım dışarı ama nasıl
atacağım bilemiyorum ama,atacağım,her zaman dirilmeyi,yürümeyi bilen
birisiyim.burda bana destek verdiniz size layik olmaya
çalışacağım” dedi.
Yapılan Çayeli derneği kongresinin Üç
yıllık süre için Yılmaz Hüsrev başkanlığında 15 kişilik yönetim Başkan Yılmaz
Hüsrev, Nihat Kandış, Nihat
Özdemir, Ekrem Köse, Hanefi
Kulaksızoğlu, Erbil
Kurtuluş, İlknur Çolak, Nazım
Albayrak, Enes
Gedikoğlu, Taner Gümüş, Meral
ayar, Neslihan Aktaş, Nihat
Arıcı, İbrahim Cevher, Pervin
Sert olarak oluştu.Y apılacak ilk yönetim toplantısı
ile görev dağılımı yapacakları dile
getirildi.
Mini
YORUM(Dursun Ali´ YILMAZ)
Çayeli Derneğinin bu güne kadar yapılan
Kongrelerinden farklı bir demokratik yarışa sahne olmasa bile Kongrede bir Bayan
Başkan adayının son anda adaylıktan çekilerek kongreyi gerginleştirmek
istememesi ile son bulan bu adaylığın başlayan sürecinin bu kongre ile
kalmayacağı, Çayelilerin artık önümüzdeki süreçte gençlerin Derneklerde ve
vakiflarda bayrağı devir alabileceklerinin ciddi işaretlerini vermiş oldular.Ne
diyelim Demokrasilere inaniyorsak ki tüm kalbımızla inanıyoruz buna göre artik
her sivil toplum örgütlerinde, her Dernek veya vakifta bu tür güzelliklere
rastlayacğız.Sadece dikkat etmemiz gereken hususların ise bu tür ortaya çıkan
gençlerin fevri davranışlar içinde bulunup camiaların yıpranması sonuçlarına ulaşmaması da gerekiyor.Çünkü
Kongreler bir gün yönetimler üç yıldır.Kongre bittikten sonra Üç yıllığına
seçilen kadronun çalışmalarına omuz vermek destek olmaktır.
Önemli NOT : Haberimizin yayına girdiğimiz saatten
şu ana kadar okuyan okuyucularımızdan özür diliyerek,haberimizde adaylık için
ismi geçenin Tamer Gümüş olduğu,İlknur Çolak´ın grubu temsilen kongrede söz
aldığını siz okuyucularımıza alanen bildiririz.
kaynak medya karadeniz
Buzlupınar Köyü Haber merkezi
www.buzlupinarkoyu.com