buzlupınar soğuksu buzlupınarköyü senoz çayeli rize karadeniz kaptanpaşa madenköy yenice gürpınar babik yayla senlik senoz deresi dere cennet vatan yusuf yusuf dereci yusufdereci ufukmobilya ufuk mobilya senozlu çataldere hayati yazıcı
Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

Dr.Osman Erten Hes belasını anlattı

08 Ekim 2011, Cumartesi
Avcı ve toplayıcı toplumdan sonra tarım ve hayvan yetiştirerek yerleşik düzene geçen insan oğlu, doğaya ve yardımlaşmaya muhtaçtı.Geçimini,barınmasını,afetlere ve yırtıcılara karşı mücadelesini yapabilmesi buna bağlıydı.Doğa ile uyumlu yaşaması olmazsa olmazdı.Sonra teknoloji gelişti,sanayileştik ve sibernetik çağa geldik.Bu gelişmenin bir sonucuydu, olmalıydı.Ancak bu gelişme beraberinde acımasız bir kapitalist düzen getirdi.Yer altı ve yer üstü zenginlikleri bilimin gösterdiği şekilde elbette kullanılacaktı.

Ancak böyle olmadı.Madenler, petrol,su kaynakları,orman varlığımız,deniz ve karadaki protein stoklarımız hızla azaldı.Deniz ve akar suların kirliliği,yanlış avlanma,yangına sebebiyet,kimyasal atıklar,nükleer atıklar,hava kirliliği ve bilimsel verilere aldırış etmeden, para hırsıyla yapılmış projeler, doğayı tahrip etti,kentleri kitle imha silahına çevirdi.

Bu uygulamayı ülkenin her yerinde değişik projelerde görebiliriz.Karadeniz’de Rize,Giresun ve Ordu’da yaşanan sel felaketlerinin, ilahi adaletin değil, illallah aymazlığın sonucu olduğunu anlamalıyız.Doğu Karadeniz oto yolu projesine farklı çözümler ve alternatif güzergahlar göstererek her platformda karşı durduk.Ancak neredeyse gelişmenin önüne çıkan vatan haini muamelesine uğradık.

Ölen insanımızın yakınlarına sabır diliyorum.Bu mücadele uğruna kalleşçe öldürülen Av.Cihan kardeşimi saygıyla anıyorum.Meslek odalarını belli bir zihniyetin insanı diyerek dinlemeyenler,çok maliyetli bir yükü millete ödettiler. Örneğin: Vakfı Kebir’de fizibilitenin %500 üzerinde malolduğunu biliyoruz.Trabzon ve Van üniversiteleri bu konuda araştırma yaptı ve yayınladı.

Sahil kent ve kasabalarının denizle arasına duvar kurdular.Yazın denizden iyot kokusu alamaz,denize girecek plaj bulamaz,denizin lebine vuran dalga sesini dinleyemez,sahilde çakıllara oturup romantik hayaller kuramazsınız.Bütün sahil boyunca binlerce yılda oluşan koylar taş yığını oldu.Deniz dolgusu için açılan taş ocaklarının tahribatını Senoz vadisinde görebilirsiniz.Balık üreme yataklarının,azgın dalgaların tahribatı,eksoz kirliliği, yetmezmiş gibi dere yatakları baks ile kapanmış ve dereye sen şu kadar taşabilirsin denmiş.Menfezler atıklarla dolmuş.Çay tarlalarının 700 metre yükseklere kadar doğal bitkinin yerini aldığı,set olması ve suyu tutan önemli bir nedenken ve bu bile erozyon için yeterliyken,azalan orman,plansız yapılaşma,akarsu vadilerine ev yapma,yayla ve orman köylerine açılan yolların duvar ve su kanallarıyla yeterince desteklenmeyişi, felakete davetiye çıkarmıştır.

Yetmezmiş gibi derelerimize yapılan Hes’ler aymazlığın tuzu biberi olmuştur.Atılan patlayıcılar yumuşak zemini oynattı yada farklı bölgelerde heyelanlar oldu.Dere yatakları bu kayalar ve atıklarla doldu.Bahar yağmurlarıyla bu dereler yeni felaketlere sebep olabilir.Yüksek gerilim hatlarının geçtiği yerde kanser riskini söylemiyorum bile(doğu Karadeniz’de kanser yoğunluğunun bu hatların altında fazla olduğu kanıtlandı).

Atıkların doğrudan denize gitmesi,açığa akan kanalizasyonlar,maden yataklarının ve deniz kıyısına kurulmuş fabrikanın yaptığı deniz tahribatı, balıkçılığa da darbe vurmaktadır.Derelerin denize kavuştuğu yerde soğuk suya yumurta bırakan deniz alası için de tehlike oluşturmaktadır.

Hukuk yollarının lehimize karar vermesine karşın,kural tanımazlık sürmektedir.1700 den fazla derenin Hes’lerle yok edilme tehlikesi 2023 te %5 elektrik üretimi için midir?Yoksa küresel ısınmanın su kaynaklarına yüklediği önemden midir, düşünmemiz gerekir.Yaşam alanlarının tahrip olmasına karşı duran değişik illerdeki bölge halkına güvenlik güçlerinin kadın,yaşlı,genç demeden terörist muamelesi yapması anlaşılır değildir.

Sayın Çevre Bakanı’nın, Hes’lere karşı olanlara rüşvet rezaleti içinde olduklarını söylemesi, yavuz hırsız ev sahibini bastırır ata sözüne güzel bir örnektir.Denizi kara,karayı para yapan eski belediye başkanımızı anımsıyorum.Doğanın dengesine müdahale etmek,kendini dünyanın tek efendisi görmek yerine,ekosistemin bir halkası olduğumuzu bilmek ve o şekilde davranmak zorunludur.Dünyanın geleceği için….. kaynak www.sodepgazete.com/?p=1424


Buzlupınar Köyü Haber Merkezi

YORUM GÖNDERYORUM GÖNDER
  Adınız Soyadınız :
  Mesajınız :
Not : Lütfen küçük harf kullanınız. Maksimum 500 karakter

Önemli Not : Gönderilen mesajlar sistem tarafından kayıt altına alınmakta olup site yöneticileri tarafından görülmektedir. Lütfen bu hususa dikkat edelim ve başkalarını rahatsız edici mesajlar göndermeyelim.
Sayfa Üretim süresi :0,0122


Tam Ekran








Download Silverlight Plug-in